Yaşlılarda Parkinson Bakımı

Parkinson yavaş ilerleyen bir sinir sistemi rahatsızlığıdır. Bu rahatsızlık 40 yaşı geçen insanlarda daha sık görülmeye başlar ve 65 yaş üstündeki nüfusun yüzde 1’inde görülebilmektedir. Bu sebep ile Alzheimer rahatsızlığının hemen ardından yaşlılarda en sık görülen ikinci hastalık olarak geçmektedir. Parkinson’un en belirgin işaretleri kaslarda sertlik, titreme ve zor hareket etmektir. Bu sertlikler ve arkasından gelen hareketsizlik kaslarda ağrıya da yol açmaktadır. Kendileri hareket ettiremediğinden, özellikle konuda yetkin bir bakıcı tarafından yaptırılan günlük küçük egzersizler ve masaj ile müdahale edilmesi yaşlı kişiyi oldukça rahatlatacaktır. Bu hastalarda -uzun zaman içerisinde olsa da- sonunda gündelik hareketlerde de kısıtlanmalar yaşanmaya başlanır. Bu noktadan sonra yaşlı bakıcı olan kişi, yemek yedirme, banyo yaptırma ve giydirme gibi işleri de yerine getirmeye başlayacaktır. Bu sebepten dolayı kişinin hastalık rahatsız etmeye başladıktan sonra çalışmaya başladığı bakıcı ile son safhalara kadar birlikte çalışması kişiyi rahat ettirmek açısından etkin bir yöntemdir.

Yaşlılarda Parkinson bakımı hassasiyet ve özveri gerektirir. Yoğun dozlarda kullanılan ilaç aşamasına gelinceye kadar hastanın bilinci yerinde olduğundan, bu bakım yaşlının kendisi için de oldukça zor bir hale gelebilir. Öfke ve şaşkınlık ile beslenen davranışları bakıcı tarafından sevecenlik ve şefkat ile karşılanmalıdır. Ayrıca başlarda kamburlaşan bir vücut ve dengesizlik varken, sonlara doğru yaşlı yatağa bağlı hale dahi gelebilir. Tüm bunlar bakıcıdan güçlü bir zihinsel ve ruhsal sağlık beklemektedir. Ayrıca Parkinson yaşayan yaşlılara bakacak olan bakıcılar mutlaka konuya hâkim kişiler olmalıdır. Bakıcı ancak bu bilgi sayesinde bir sonraki semptomun ortaya çıkışını tanıyarak ailesi ve doktorunu bu konuda bilgilendirebilir. Bu noktada bakıcının gözlemi hayati önem taşır.

Parkinson tedavisi günlük yaşamı engelleyen işaretlerin ortadan kaldırılmasını kapsar. Hastalığın ilerlemesi durdurulamasa da yavaşlatılabilmekte ve ortaya çıkan yeni sıkıntılara uygun yeni ilaçlar verilebilmektedir. Yaşlı bakıcısının en büyük görevi kişinin bu ilaçları gerekli tüm diğer ilaçlar ile birlikte doktorun verdiği düzende, aksatmadan kullanmasını sağlamaktır. Ancak bu şekilde kişinin hayatı olabildiğince normal tutulmaya devam edilebilmektedir.

Bir önceki yazımız olan Yaşlılarda Alzheimer Bakımı başlıklı makalemizde alzheimer bakımı, evde hasta bakımı ve evde yaşlı bakımı hakkında bilgiler verilmektedir.